Tarihin akışını değiştiren, bir çağın kapanıp yeni bir çağın açılmasına vesile olan büyük bir dönüm noktasıdır İstanbul’un fethi. 29 Mayıs 1453’te, genç ve kararlı bir hükümdar olan Fatih Sultan Mehmed’in liderliğinde gerçekleşen bu büyük zafer, sadece bir şehrin değil; aynı zamanda stratejik, kültürel ve medeniyet açısından dünyanın en önemli merkezlerinden birinin kaderini değiştirmiştir.
Bizans İmparatorluğu’nun başkenti olan İstanbul, yüzyıllar boyunca birçok kuşatmaya direnmiş, ancak Osmanlı ordusunun güçlü hazırlığı, ileri askeri teknolojisi ve sarsılmaz inancıyla aşılmıştır. Bu fetihle birlikte, Orta Çağ kapanmış, Yeni Çağ’ın kapıları aralanmıştır.
İstanbul, fetihten sonra sadece bir başkent değil; farklı kültürlerin, dinlerin ve medeniyetlerin bir arada yaşadığı büyük bir imparatorluk merkezi haline gelmiştir. Fatih Sultan Mehmed’in “ya ben şehri alırım ya da şehir beni” iradesi, tarihe geçen bir kararlılığın sembolü olmuştur.
Bugün İstanbul, o büyük fethin mirasını taşıyan, geçmişle geleceği birleştiren eşsiz bir şehir olarak varlığını sürdürmektedir.
İstanbul’un fethi kutlu olsun.

Enver Paşa’nın Vefatının 104. Yılında Saygı ve Rahmetle
Şam’da Açılacak İlk Uluslararası Türk Okulu İçin Ön Kayıt Süreci Başladı
Ahıska’da Türkçe Konuştukları İçin Ahıska Türklerine Saldırı
Kuzey Makedonya’da Türk Temsili Güçlendi: TDP Lideri Zülfikar Zeynula Devlet Bakanı Oldu