Türkistan coğrafyasında iklim değişikliği, buzulların hızla erimesi, nüfus artışı ve ekonomik büyümenin etkisiyle su kaynakları üzerindeki baskı her geçen yıl artıyor. Uzmanlar, bölgede su miktarının azalırken talebin hızla yükseldiğine dikkat çekerek, su güvenliğinin sağlanabilmesi için bölgesel iş birliğinin artık kaçınılmaz hale geldiğini belirtiyor.
Türkistan’ın en önemli su kaynaklarını oluşturan Amuderya ve Siriderya havzalarında yaşanan su azalması; tarımsal üretim, içme suyu temini, enerji güvenliği ve gıda fiyatları üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Özellikle Tacikistan ve Kırgızistan’daki dağ buzullarının hızla küçülmesi, bölgenin gelecekteki su rezervlerini tehdit eden en önemli gelişmeler arasında gösteriliyor. Son 50 yılda Tacikistan’da 1.300’den fazla, Kırgızistan’da ise yaklaşık 2.000 buzulun tamamen eridiği belirtiliyor.
Uzmanların öngörülerine göre mevcut eğilimin sürmesi halinde bölgedeki kullanılabilir su miktarı önümüzdeki yıllarda yüzde 15’e kadar azalabilecek. Buna karşın nüfus artışı ve ekonomik büyümenin etkisiyle su talebinin 2040 yılına kadar yaklaşık yüzde 25 artması bekleniyor. Bu durumun en fazla tarım sektörünü etkileyeceği, 2050 yılına kadar tarımsal üretimde yaklaşık yüzde 20’lik bir düşüş yaşanabileceği ifade ediliyor. Ayrıca su yetersizliğinin bölge ekonomisine her yıl milyarlarca dolarlık zarar verdiği değerlendiriliyor.
Bölge ülkeleri, artan risklere karşı damla sulama, dijital tarım uygulamaları, akıllı su yönetimi sistemleri ve arıtılmış suyun yeniden kullanılması gibi teknolojilere yatırım yapıyor. Özbekistan’da son beş yılda hayata geçirilen su tasarrufu projeleri sayesinde yıllık su tüketiminin yaklaşık 10 milyar metreküp azaltıldığı belirtilirken, benzer uygulamaların diğer Türkistan ülkelerinde de yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Uzmanlar, Amuderya ve Siriderya gibi sınır aşan nehirlerin ortak yönetimi, hidrolojik verilerin paylaşılması ve su kaynaklarının bilimsel esaslara göre planlanmasının bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Su kaynaklarının artık yalnızca çevresel bir mesele değil, ekonomik kalkınma, gıda güvenliği ve bölgesel istikrarı doğrudan etkileyen stratejik bir unsur haline geldiği vurgulanırken, Türkistan ülkelerinin ortak hareket etmesinin gelecekte yaşanabilecek su krizlerinin önlenmesinde belirleyici rol oynayacağı ifade ediliyor.
Kaynak: QHA

Azerbaycan: Ermenistan Anayasası Değişirse Barışın Önündeki Son Engel Kalkacak
Hocalı’nın Şuşakent Köyünde İlk Bebek Dünyaya Geldi: Adı Mustafa Kemal
Türkistan’da Su Krizi Derinleşiyor: Azalan Kaynaklar Bölgesel İş Birliğini Zorunlu Kılıyor
Karabağ’da “Büyük Dönüş” Devam Ediyor: Hocavend’e 27 Aile Yerleştirildi
Tebriz’de Doktora Savunması Türkçe Konuşulduğu Gerekçesiyle Durduruldu
YTB, Yurt Dışındaki Vatandaşların Eğitim Yolculuğunu Burs Programlarıyla Destekliyor
Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov’dan AGİT’e Mayın Temizleme ve Bölgesel Ulaşım Çağrısı