📍 13 Ekim 1923 | Bağımsızlığın, millî iradenin ve Cumhuriyet’in kalbi Ankara…
Bir milletin kaderinin yeniden yazıldığı, bağımsızlık uğruna büyük fedakârlıkların gösterildiği tarihî bir dönemin ardından Ankara, Türkiye’nin başkenti olarak ilan edildi. Bu karar, yalnızca bir şehrin başkent olması değil; Millî Mücadele’nin ruhunun, millet egemenliğinin ve yeni bir devletin kuruluş iradesinin tarihe kazınmasıydı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yürütülen Millî Mücadele’nin en önemli merkezlerinden biri olan Ankara, zor şartlar altında verilen bağımsızlık mücadelesinin sembolü hâline geldi. Anadolu’nun bağrında yükselen bu şehir, Türk milletinin kendi geleceğini belirleme kararlılığını ve hiçbir koşulda bağımsızlığından vazgeçmeyeceğini bütün dünyaya gösterdi.
13 Ekim 1923’te Ankara’nın başkent ilan edilmesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda atılan en önemli adımlardan biridir. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisinin Ankara’da açılmasıyla millet iradesi devlet yönetiminin merkezine yerleşmiş, Millî Mücadele bu şehirden sevk ve idare edilmiştir. Ankara, savaşın en zor günlerinde umudun, kararlılığın ve bağımsızlık inancının adresi olmuştur.
Sakarya’da verilen mücadele, Büyük Taarruz’un zaferle sonuçlanması ve nihayetinde bağımsızlığın kazanılması, Ankara’nın tarihî önemini daha da artırmıştır. Bu şehir, yalnızca savaş yıllarının değil, yeni bir devletin inşasının da merkezi olmuştur.
29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilan edilmesiyle Ankara, genç Cumhuriyet’in siyasi ve idari merkezi olarak yeni bir dönemin kapılarını açmıştır. Cumhuriyet’in temel değerleri, çağdaşlaşma hedefleri ve geleceğe yönelik idealleri bu şehirde şekillenmiş; Ankara, yıllar içerisinde modern Türkiye’nin simgelerinden biri hâline gelmiştir.
Bugün Ankara denildiğinde aklımıza yalnızca devlet kurumları, meydanlar ve tarihî yapılar gelmez. Ankara; bağımsızlık mücadelesini, millet iradesini, Cumhuriyet’in kuruluş heyecanını ve geleceğe duyulan inancı temsil eder. İlk Meclis binasından Türkiye Büyük Millet Meclisine, tarihî Ulus semtinden Anıtkabir’e uzanan her iz, geçmişten geleceğe taşınan büyük bir mirasın parçasıdır.
Ankara’nın başkent oluşu, bizlere tarihimizin en önemli gerçeklerinden birini hatırlatmaktadır: Bir milletin geleceği, kendi kaderine sahip çıkma iradesiyle şekillenir. Bağımsızlık, millî egemenlik ve ortak bir gelecek idealinin etrafında birleşen Türk milleti, en zor şartlarda dahi kendi devletini kurmayı başarmıştır.
Bu anlamlı yıl dönümünde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, Millî Mücadele’nin kahramanlarını ve vatanımızın bağımsızlığı uğruna mücadele eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Bizlere düşen görev; bu tarihî mirası korumak, Cumhuriyet’in değerlerini yaşatmak ve geçmişimizin fedakârlıklarını gelecek nesillere aktarmaktır. Çünkü tarihini bilen, millî değerlerine sahip çıkan ve geleceğe güvenle yürüyen milletler, yarınlarını daha sağlam temeller üzerinde inşa eder.
🇹🇷 Ankara; bir milletin yeniden doğuşunun, bağımsızlığın ve millî egemenliğin simgesidir.
🇹🇷 13 Ekim 1923’te başkent olan Ankara’nın 103. yıl dönümü kutlu olsun!
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!
Yaşasın millî egemenlik!
Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet, ilelebet payidar kalsın!

🇹🇷 Ankara’nın Başkent Oluşunun 103. Yıl Dönümü
TÜRK MİLLETİNİN REHBERİ TARİHİDİR, GELECEĞİNİN TEMİNATI İSE DEĞERLERİDİR!
Türk Dünyasının Genç Tiyatrocuları Kazakistan’da Buluştu
Türk Dünyasının 33 Şair ve Yazarı Kayseri’de Buluşuyor
Türkiye ile KKTC Arasında Elektronik Ödeme Sistemlerinde Yeni Dönem
Kazakistan’dan Husilerin Suudi Arabistan’a Yönelik Saldırılarına Kınama