“Osmanlı Döneminde Balkanlarda Bilim Ve Sanat” Temasıyla Düzenlenen Sempozyumda, Bölgenin Ortak Tarihî Ve Kültürel Mirası Ele Alınıyor

TEKİRDAĞ – 15 Ekim 2026

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) tarafından düzenlenen 3. Uluslararası Balkan Sempozyumu, Türkiye ve Balkan ülkelerinden akademisyenlerin katılımıyla başladı. Sempozyumda, Balkanlar’ın tarihî ve kültürel mirası ile Osmanlı döneminde bölgede gelişen bilimsel ve sanatsal faaliyetler farklı yönleriyle değerlendiriliyor.

Üniversitenin Rektörlük Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılış programına akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Bu yıl “Osmanlı Döneminde Balkanlarda Bilim ve Sanat” temasıyla düzenlenen sempozyum, Balkan coğrafyasının ortak geçmişinin bilimsel çalışmalar ışığında incelenmesini amaçlıyor.

Balkanlar’ın Tarihî Mirası Ve Ortak Hafızası

NKÜ Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin, açılış konuşmasında Balkanlar’ın Türkiye açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Geçmişin doğru anlaşılmasının geleceğe güvenle ilerlemek bakımından önemli olduğunu belirten Şahin, üniversitenin Balkanlar ve Rumeli ile güçlü bağlara sahip olduğunu ifade etti.

Osmanlı medeniyetinin bölgedeki izlerinin araştırılmasının bilim dünyası için önemli bir çalışma alanı olduğunu vurgulayan Şahin, Balkanlar’daki soydaşlarla sosyal, kültürel ve eğitim alanlarında ortak projeler geliştirmeyi hedeflediklerini kaydetti.

Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkan Yardımcısı Ahmet Alemdar da Balkanlar’ın köklü ilim, kültür ve sanat mirasının araştırılmasının ortak hafızayı zenginleştirdiğini belirtti.

Bölgenin tarihinin yalnızca siyasi sınırlar ve haritalar üzerinden değerlendirilemeyeceğini dile getiren Alemdar, şehirlerin sokaklarında, meydanlarında, kütüphanelerinde ve insanların hafızasında yaşayan izlerin de tarihî mirasın önemli bir parçası olduğunu söyledi.

Bilim Ve Sanat Geleneği Çok Yönlü İnceleniyor

NKÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi ve Rektör Danışmanı Prof. Dr. Halit Eren, sempozyumun Balkanlar’daki birlikte yaşama kültüründen bilim ve sanat hayatına uzanan geniş bir araştırma alanı sunduğunu ifade etti.

Eren, Balkan tarihinin anlaşılması için siyasi gelişmelerin yanı sıra medreselerin, kütüphanelerin, vakıfların, mimari eserlerin, edebî metinlerin, musiki geleneklerinin ve el sanatlarının da incelenmesi gerektiğini vurguladı.

Balkan Ülkelerinden Akademisyenler Katıldı

Sempozyumda Bulgaristan Müslümanları Başmüftüsü Ahmed Hasanov, Bulgaristan’da geçmişte Türk kimliğinin ifade edilmesi ve Türkçe konuşulmasının yasaklandığı dönemlere ilişkin deneyimlerini paylaştı.

Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif, İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa ve Bulgaristan Kırcaali Bölge Müftüsü Basri Eminefendi de programda konuşma yaptı.

Kosova, Kuzey Makedonya, Yunanistan, Bulgaristan, Arnavutluk ve Sırbistan başta olmak üzere farklı ülkelerden akademisyenlerin katıldığı sempozyumda, Balkanlar’ın tarihî ve kültürel birikimine ilişkin sunumlar gerçekleştiriliyor.

Akademik oturumlarla devam eden 3. Uluslararası Balkan Sempozyumu, bölgenin bilim, sanat ve kültür tarihine ilişkin araştırmaların paylaşılmasına ve uluslararası akademik iş birliğinin geliştirilmesine zemin hazırlıyor.

Kaynak: TRT Avaz