Saffet ERDEM
Balkanlar, tarihin hiçbir döneminde sadece coğrafya olmadı. Orası milletlerin, inançların, imparatorlukların ve büyük güç hesaplarının kesiştiği hassas bir fay hattıdır. Bugün Bosna-Hersek etrafında yaşanan gelişmeler de yalnızca bir ülkenin iç meselesi değil; Avrupa’nın ahlaki sınavı, Türkiye’nin tarihî sorumluluğu ve dünyanın adalet düzeniyle ilgilidir.
Avrupa’nın Gücü Var, İradesi Yok
Avrupa Birliği, ekonomik olarak büyük bir yapı olabilir; ancak siyasi krizler karşısında çoğu zaman ağır, dağınık ve kararsız kalmaktadır. 1990’larda Bosna’da yaşanan acılar hafızalardadır. Avrupa, o gün de gecikmişti. Bugün Ukrayna-Rusya savaşı, enerji krizi ve Balkanlardaki gerilimler karşısında yine ortak bir irade ortaya koymakta zorlanıyor.
Ekonomi tek başına güç değildir. Güç, kriz anında adaletli karar alabilmek, mazlumun yanında durabilmek ve barışı koruyabilmektir. Avrupa bu konuda hâlâ eksik bir imtihan vermektedir.
Bosna-Hersek Sadece Bir Devlet Değil, Bir Emanettir
Bosna-Hersek, kanla, gözyaşıyla, sabırla ve büyük bedellerle ayakta kalmış bir devlettir. Onun bağımsızlığı tartışmaya açıldığında aslında sadece sınırlar değil, insanlığın vicdanı da hedef alınır.
Sırbistan ve Hırvatistan çevresinden yükselen bazı söylemler, Bosna-Hersek’in egemenliğini zayıflatmaya yönelik hesapların hâlâ bitmediğini göstermektedir. Bu dil tehlikelidir. Çünkü Balkanlarda kullanılan her ayrılıkçı söylem, geçmişin acı kapılarını yeniden aralayabilir.
Balkanlarda Yeni Kriz, Avrupa’nın Kalbinde Yangın Demektir
Balkanlarda çıkacak yeni bir kriz, sadece Saraybosna’yı, Mostar’ı, Banja Luka’yı ilgilendirmez. Böyle bir yangın Avrupa’nın kalbine kadar uzanır. Göç dalgaları, güvenlik sorunları, etnik çatışmalar ve dış müdahaleler bütün kıtayı etkiler.
Bu nedenle Bosna-Hersek’in istikrarı, Avrupa’nın da güvenliğidir. Fakat Avrupa bunu çoğu zaman geç fark etmektedir. Tarih bize göstermiştir ki Balkanlarda küçük görülen bir kıvılcım, büyük savaşların habercisi olabilir.
Türkiye’nin Tarihî ve Stratejik Sorumluluğu
Türkiye, Balkanlarda sıradan bir dış aktör değildir. Türkiye’nin Balkanlarla bağı tarihîdir, kültüreldir, insani ve stratejiktir. Bosna-Hersek’te yaşayan insanların acısı Türkiye’de hissedilir; Saraybosna’daki huzursuzluk İstanbul’da, Bursa’da, Edirne’de yankı bulur.
Türkiye, sadece Boşnakların değil, Balkanlarda barış isteyen herkesin güven duyduğu bir denge unsurudur. Kafkaslarda barış için nasıl diplomatik rol üstlendiyse, Balkanlarda da aynı akıl, aynı sabır ve aynı devlet ciddiyetiyle hareket edebilir.
Bağımsız Bosna-Hersek Artık Tartışma Konusu Yapılamaz
Bosna-Hersek’in bağımsızlığı pazarlık konusu değildir. Bu devletin varlığı uluslararası hukukla, halkının iradesiyle ve tarihî hakikatiyle sabittir. Kim Bosna-Hersek’i zayıflatmaya çalışıyorsa, aslında Balkan barışını hedef alıyor demektir.
Sırbistan ve Hırvatistan artık geçmişin gölgelerinden çıkmalı, Bosna-Hersek’in bağımsız ve egemen bir devlet olduğunu içtenlikle kabul etmelidir. Bölgenin geleceği düşmanlıkta değil; karşılıklı saygı, ekonomik iş birliği ve ortak güvenlik anlayışındadır.
Yeni Dünya Düzeninde Balkanların Yeri
Dünya yeniden şekilleniyor. ABD, Çin, Rusya, Avrupa ve bölgesel güçler arasında yeni dengeler kuruluyor. Böyle dönemlerde küçük ülkeler büyük hesapların sahasına dönüşebilir. Bosna-Hersek de bu yüzden dikkatle korunması gereken bir denge noktasıdır.
Eğer Balkanlar yeniden istikrarsızlaştırılırsa, bundan sadece bölge halkları değil, bütün Avrupa ve İslam dünyası zarar görür. Bu nedenle Bosna meselesi ertelenemez, görmezden gelinemez, diplomatik cümlelerle geçiştirilemez.
Son Söz: Bosna Yalnız Değildir
Bosna-Hersek yalnız bırakılırsa, tarih aynı acıları yeniden yazabilir. Fakat Türkiye’nin güçlü diplomasisi, Balkan halklarının sağduyusu ve uluslararası toplumun adil yaklaşımıyla bu tehlike önlenebilir.
Bosna-Hersek’in bağımsızlığına sahip çıkmak, sadece bir ülkeye destek olmak değildir. Bu, insanlığın ortak vicdanına, barışa ve adalete sahip çıkmaktır.
Çünkü Bosna düşerse sadece bir devlet yara almaz; insanlık hafızası bir kez daha kanar.
Saffet ERDEM
BOSNA-HERSEK DOSTLARI VAKFI
Yönetim Kurulu Başkanı

“Türk Dünyası Kültür Atlası Çalıştayı” Bakan Tekin’in Katılımıyla Başladı
Kerkük Belediyesi, Türk Dünyası Belediyeler Birliği’nin Resmi Üyesi Oldu
Karaman’da 8. Uluslararası Türk Dünyası Şöleni Coşkuyla Gerçekleştirildi