Türk’ü Dünyada Güçlendiren, Türk Dünyasını Geleceğe Hazırlayan Yeni Bir Milliyetçilik
Bugün milliyetçilik yalnızca geçmişi anlatmak, bayrağı sevmek, tarihi kahramanlarla övünmek değildir.
Bunlar elbette önemlidir.
Fakat 21. yüzyılda milliyetçiliğin asıl ölçüsü şudur:
Milletine ne kattın?
Türk dünyasının bugün ihtiyacı olan milliyetçi; sadece konuşan değil, üreten; sadece geçmişi hatırlayan değil, geleceği kuran; sadece kendi ülkesini değil, bütün Türk dünyasının kaderini düşünen insandır.
Bugünün milliyetçisi artık daha bilgili, daha stratejik, daha dünyayı bilen ve daha fazla sorumluluk alan bir insan olmak zorundadır.
MİLLİYETÇİLİK, DUYGUDAN STRATEJİYE GEÇMELİDİR
Milliyetçilik duygusuz olmaz.
Ama sadece duyguyla da yürütülemez.
Bugün Türk dünyası geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. Anadolu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Orta Asya’ya, Avrupa’dan Amerika’ya kadar milyonlarca Türk yaşamaktadır.
Bu büyük coğrafyanın geleceği sloganlarla değil;
eğitimle,
ekonomiyle,
teknolojiyle,
diplomasiyle,
kültürle,
hukukla,
kurumlarla şekillenecektir.
Bu nedenle bugünün milliyetçisi, “Türk’üm” demekle yetinmemeli.
Şunu da sormalıdır:
Türk milletini dünyada nasıl daha güçlü hale getirebilirim?
BUGÜNÜN MİLLİYETÇİSİ DÜNYAYI BİLMELİDİR
Geçmişte milliyetçilik çoğu zaman içeriden bakılarak anlatıldı.
Bugün bu yeterli değildir.
Milliyetçi genç;
İngilizce bilmeli,
Rusça bilmeli,
Çince öğrenmeli,
Arapçayı anlamalı,
Balkan dillerine hâkim olmalı,
Türk dünyasının farklı lehçelerini tanımalıdır.
Çünkü dünyayı anlamadan dünyada etkili olamazsınız.
Bugünün milliyetçisi yalnızca kendi tarihini değil, rakiplerinin tarihini de bilmeli.
Yalnızca kendi tezini değil, karşı tarafın tezini de okuyabilmeli.
Yalnızca kendi medyasını değil, dünya medyasını da takip etmelidir.
Gerçek milliyetçilik dünyadan korkmak değildir.
Dünyayı tanıyıp kendi milletini daha güçlü hale getirmektir.
TÜRK DÜNYASI ARTIK BİR KÜLTÜR ALANI DEĞİL, STRATEJİK ALANDIR
Türk dünyasını yalnızca ortak dil, ortak tarih ve ortak kültür üzerinden düşünürsek eksik kalırız.
Bugün Türk dünyası;
enerji coğrafyasıdır,
ulaştırma koridorudur,
ticaret alanıdır,
savunma iş birliği sahasıdır,
teknoloji pazarıdır,
eğitim alanıdır,
demografik güçtür.
Dolayısıyla milliyetçi bakış artık romantizmin ötesine geçmelidir.
Ortak alfabe önemlidir.
Ama ortak dijital platformlar da önemlidir.
Ortak tarih önemlidir.
Ama ortak üniversiteler ve araştırma merkezleri de önemlidir.
Kardeşlik önemlidir.
Ama ortak ekonomik ağlar da kurulmalıdır.
Duygu bizi bir araya getirir.
Kurumlar ise bizi kalıcı hale getirir.
TÜRK DÜNYASININ GELECEĞİ GENÇLERDEDİR
Bugün Türk dünyasının önündeki en önemli meselelerden biri yeni nesildir.
Bir genç Türkiye’de doğabilir.
Bir diğeri Kazakistan’da.
Bir başkası Bulgaristan’da.
Bir başkası Almanya’da.
Ama bu gençlerin birbirinden haberi yoksa ortak gelecek kurulamaz.
Bu nedenle bugünün milliyetçisi gençler arasında köprü kurmalıdır.
Ortak yaz okulları.
Öğrenci değişimleri.
Gençlik kampları.
Teknoloji yarışmaları.
Ortak tarih programları.
Girişimcilik ağları.
Akademik burslar.
Bunlar Türk dünyasının gelecekteki gerçek bağları olacaktır.
DÜNYADAKİ TÜRKLER BİRER STRATEJİK KÖPRÜDÜR
Avrupa’da milyonlarca Türk yaşıyor.
Amerika’da, Kanada’da, Avustralya’da, Orta Doğu’da, Balkanlar’da Türk toplulukları var.
Bunları yalnızca “diaspora” olarak görmek yetmez.
Bu insanlar Türkiye ile yaşadıkları ülkeler arasında ekonomik, siyasi ve kültürel köprü olabilirler.
Bugünün milliyetçisi diaspora kavramını yeniden düşünmelidir.
Bir Türk genci Berlin’de yaşıyorsa Almanya’yı iyi tanımalı.
Ama Türkiye ile bağını da korumalı.
Londra’da yaşayan bir Türk finansçı Türkiye’ye yatırım ağı kurabilmeli.
Brüksel’de yaşayan bir Türk hukukçu Avrupa kurumlarında etkili olabilmeli.
Washington’daki bir Türk akademisyen Türkiye üzerine yanlış bilgileri bilimsel olarak düzeltebilmeli.
Milliyetçilik artık yalnızca sınırlar içinde değil,
küresel Türk insan ağı üzerinden de düşünülmelidir.
BUGÜNÜN MİLLİYETÇİSİ EKONOMİYİ BİLMELİDİR
Bir millet yalnızca tarih bilinciyle güçlü olmaz.
Ekonomisi zayıfsa siyasi gücü de sınırlı olur.
Bu nedenle milliyetçi genç ekonomi bilmeli.
Üretim bilmeli.
Ticaret bilmeli.
Yatırım bilmeli.
Teknoloji girişimciliğini anlamalı.
Türk dünyasında ortak şirketler kurulmasını düşünmeli.
Kazakistan’daki maden, Azerbaycan’daki enerji, Türkiye’deki sanayi, Özbekistan’daki üretim kapasitesi nasıl birbirine bağlanabilir?
İşte milliyetçilik bugün bu soruları da sormalıdır.
Çünkü ekonomik olarak birbirine bağlanmayan toplumların siyasi dayanışması da kırılgan kalır.
MİLLİYETÇİLİĞİN YENİ CEPHESİ: TEKNOLOJİ
Bugün bir ülkenin gücü artık yalnızca ordusuyla ölçülmüyor.
Yapay zekâ.
Yarı iletkenler.
Uzay.
Siber güvenlik.
Savunma teknolojileri.
Biyoteknoloji.
Enerji teknolojileri.
Bunlar yeni çağın güç alanlarıdır.
Dolayısıyla bugünün milliyetçisi gençlere sadece tarih anlatmamalıdır.
Kodlama öğretmelidir.
Robotik öğretmelidir.
Yapay zekâ öğretmelidir.
Bilim öğretmelidir.
Türk milletini gelecek yüzyıla taşıyacak milliyetçilik budur.
BUGÜNÜN MİLLİYETÇİSİ AHLAKLI OLMALIDIR
Milliyetçilik sadece milleti sevmek değildir.
Milletin malına zarar vermemektir.
Kamu malını korumaktır.
İşini iyi yapmaktır.
Adaletli olmaktır.
Liyakate saygı göstermektir.
Rüşvete karşı durmaktır.
İnsan kayırmamaktır.
Çünkü millet sevgisi, günlük hayatta ahlakla ölçülür.
Bir insan “milletimi seviyorum” deyip devletin imkânlarını şahsi çıkarı için kullanıyorsa milliyetçiliğin özünden uzaklaşmıştır.
Gerçek milliyetçilik karakter ister.
MİLLİYETÇİLİK KİMSEYE DÜŞMANLIK DEĞİLDİR
Bugünün milliyetçisi kendi milletini severken başka milletlere düşmanlık üretmemelidir.
Çünkü büyüklük nefretle kurulmaz.
Türk tarihinin güçlü dönemlerine baktığımızda farklı halklarla birlikte yaşama kültürü görüyoruz.
Bugünkü Türk milliyetçiliği de özgüvenli olmalıdır.
Kendine güvenen millet başkasından korkmaz.
Başkasını aşağılamak ihtiyacı duymaz.
Kendi dilini, kültürünü, tarihini ve devletini güçlendirir.
Asıl milliyetçilik budur.
TÜRK DÜNYASINA ORTAK HEDEF GEREKİR
Türk dünyasının ortak hedefleri olmalıdır.
2050’de nerede olmak istiyoruz?
Ortak ticaret hacmi ne kadar olmalı?
Ortak üniversiteler kaç öğrenci yetiştirmeli?
Türk dünyası teknoloji alanında hangi seviyeye çıkmalı?
Ortak ulaştırma koridorları nasıl gelişmeli?
Gençler birbirini nasıl tanımalı?
Dünya siyasetinde Türk dünyasının ortak ağırlığı nasıl artmalı?
Bu sorulara cevap vermeyen milliyetçilik eksik kalacaktır.
STK’LARIN GÖREVİ DE DEĞİŞMELİDİR
Bugün milliyetçi STK’lar yalnızca anma programı yapmamalıdır.
Genç yetiştirmelidir.
Dil kursu açmalıdır.
Burs vermelidir.
Araştırma merkezi kurmalıdır.
Türk dünyasından öğrencileri buluşturmalıdır.
Girişimci ağları oluşturmalıdır.
Akademisyenleri desteklemelidir.
Uluslararası konferanslara genç göndermelidir.
Bir STK’nın başarısı artık yaptığı yemekli toplantı sayısıyla değil,
yetiştirdiği insan sayısıyla ölçülmelidir.
BUGÜNÜN MİLLİYETÇİSİ DEVLET AKLIYLA DÜŞÜNMELİDİR
Milliyetçilik günlük siyasi tartışmalara hapsedilmemelidir.
Bugün kim iktidarda, kim muhalefette meselesinden daha büyük bir konu vardır:
Türkiye 30 yıl sonra nerede olacak?
Türk dünyası 50 yıl sonra hangi seviyede olacak?
Balkanlar’daki Türk nüfusun geleceği ne olacak?
Enerji yolları nasıl şekillenecek?
Dünya ekonomisi nereye gidiyor?
Yeni teknolojiler hangi devletleri öne çıkaracak?
Milliyetçi düşünce uzun vadeli olmak zorundadır.
Çünkü devletler seçim dönemleriyle değil, nesillerle büyür.
BUGÜNÜN MİLLİYETÇİSİNİN 7 ÖZELLİĞİ
Bugünün milliyetçisi;
bilgili olmalı,
dünyayı tanımalı,
ahlaklı olmalı,
üretken olmalı,
teknolojiyi bilmeli,
Türk dünyasını bütün olarak düşünmeli,
gelecek nesilleri yetiştirmelidir.
Kısacası artık milliyetçilik sadece “Ben Türk’üm” demek değildir.
“Türk milletini dünyada daha güçlü hale getirmek için ne yapıyorum?” sorusuna cevap verebilmektir.
TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ GELECEĞİ KURMALIDIR
Türk dünyasının önünde büyük bir fırsat vardır.
Genç nüfusumuz var.
Geniş coğrafyamız var.
Enerjimiz var.
Ticaret yollarımız var.
Tarihimiz var.
Kültürel bağlarımız var.
Fakat bunları stratejik güce dönüştüremezsek yalnızca potansiyel olarak kalır.
Bugünün milliyetçisinin görevi işte budur:
Potansiyeli güce dönüştürmek.
Geçmişten gurur duyacağız.
Ama geçmişte yaşamayacağız.
Atalarımızı anlatacağız.
Ama yeni nesilleri de yetiştireceğiz.
Bayrağımızı seveceğiz.
Ama o bayrağın dünyada daha güçlü dalgalanması için bilim üreteceğiz.
Türk dünyasını seveceğiz.
Ama onu sadece duygusal değil, ekonomik, teknolojik, kültürel ve diplomatik olarak da birbirine bağlayacağız.
Bugünün milliyetçiliği;
slogan değil üretim,
öfke değil akıl,
yalnızlık değil birlik,
geçmişe sığınmak değil geleceği kurmak olmalıdır.
Çünkü 21. yüzyılda Türk milletinin önündeki büyük hedef sadece var olmak değildir.
Dünyada söz sahibi olmaktır.
Ve bunun yolu da yeni bir milliyetçi insan tipinden geçmektedir:
Kökü Türk tarihinde, aklı dünyada, gözü gelecekte, emeği milletinin hizmetinde olan insan.
Rafet ULUTÜRK
BULTÜRK Genel Başkanı

🇹🇷 Sakarya Zaferi’nin Ardından Tarihe Geçen Gün
Türkmenistan’da bağımsızlığın 35. yılı ekonomik kalkınma sergisiyle öne çıktı
Bakü’de Orta Koridor’un geleceği için ulaşım gündemi ele alındı
Kazakistan’ın petrol rezervleri 55 yıllık üretime yetecek düzeyde