Ertaş ÇAKIR
Hayat, bir yankı gibidir; ne verirsek, o geri döner. İyilik ve kötülük de tıpkı bulaşıcı bir hastalık gibi çevremizde yayılır. Birine uzattığınız yardım eli, başkalarına da ilham olabilir. Bir tebessüm, bir sevgi dolu söz, bir şefkatli davranış, tahmin ettiğinizden çok daha geniş bir etki yaratabilir. Çünkü iyilik, küçük bir kıvılcımla başlayıp çevresine ışık saçan güçlü bir enerjiye sahiptir.
Ama dikkat! Aynı şekilde kötülük de bulaşıcıdır. Bir haksızlık, bir öfke patlaması, bir umursamazlık dalgası, etrafınızdaki insanlara sıçrayabilir ve daha büyük bir kötülük zincirine dönüşebilir. Negatif bir davranış, çevremizde bir karanlık alan yaratır ve bu karanlık hızla yayılabilir. İşte bu yüzden, nerede durduğumuz ve hangi davranışları beslediğimiz son derece önemlidir.
Durduğunuz yer, hem sizin kim olduğunuzu hem de çevrenizi nasıl etkilediğinizi belirler. İyiliğin olduğu bir yerde durmak, size huzur ve pozitif enerji getirir. Ama kötülüğün gölgesinde kalırsanız, farkında olmadan o karanlığın bir parçası haline gelebilirsiniz. Bu nedenle, davranışlarımız kadar çevremizi ve durduğumuz yeri de seçerken dikkatli olmalıyız.
Haydi bugün, iyiliği seçelim ve yayalım. İyilik, yalnızca bireysel bir erdem değil, aynı zamanda bir toplumsal iyileşme aracıdır. Gülümseyin,
yardım edin, güzel sözler söyleyin. Çünkü her güzel davranış bir başkasına sıçrayacak ve zincirleme bir mutluluğa dönüşecektir. Unutmayın, iyilik bulaşıcıdır—ama kötülük de öyle. Siz hangisinin yayıcısı olacaksınız?

Osmanlı’yı Özlemek Değil, O Ruhun İnsanlığını Diriltmek
İyilik, Çoğalan Bir Güç: Bireyden Topluma Yayılan Dönüşüm
İyiliğin ve Kötülüğün Bulaşıcılığı
Erzincan Kemah’ta 4 Büyüklüğünde Deprem Meydana Geldi
Fidan: Ankara’daki NATO Zirvesi Tarihi Bir Dönüm Noktası Olabilir